Beyoğlu ve Kültürel Dönüşüm
Beyoğlu… İstiklal Caddesi olarak da bilinen Grande Rue de Pera, zanaatçileri, sinemaları, kitapçıları, kafeleri ve galerileri ile ünlü bir semt. Ancak, bohem ruhunu nasıl kaybetti? Sokağa açılan kapılar yerine AVM’lerin gelmesi mi, yoksa sessizce mi değişti?
Kültürel antropolojiden yoksun bir şekilde orta ve üst sınıfın alışveriş ve turizm alanı olarak düzenlenen Beyoğlu, 80’lerdeki neoliberal politikalarla başladı. AKP iktidarıyla birlikte ise bu dönüşüm hız kazandı. Rövanşist muhafazakarlık, kültür sanattan artakalanı talan etmek için Beyoğlu Kültür Yolu projesini hayata geçirerek meşruiyet kazanmaya çalıştı. Ancak, festival adı altında gerçekleştirilen etkinliklerin kültür erozyonundan başka bir şey olmadığı eleştirilere maruz kaldı.
İş insanları ve halk arasında farklı tepkiler yükseldi. Van’da yapılan festival, Kültür Bakanlığının kendi çevresini finanse etme amacıyla düzenlenmiş gibi göründü. Diyarbakır’daki festival ise Kürt kültürünün yok edilmesine karşı tepkilere neden oldu.
Bu dönüşüm sadece 2025 yılında başlamadı. Örneğin, Cumartesi Anneleri’nin maruz kaldığı polis saldırısı, Galatasaray Meydanı’nın kültür yoluna dönüşüm sürecindeki sansasyonel anıları arasında yer alıyor. Aynı şekilde, sanatın mücadele alanı olarak görüldüğü bir dönemde sarkıntenin sergilere farklı tepkiler vermesi de dikkat çekici.
Beyoğlu’nun dönüşümü sadece semte değil, İstanbul’un geneline yayılıyor. Modernleşme çabaları, tarihî mekanların ve miras alanlarının özelleştirilmesiyle birlikte ilerliyor. Bu süreçte kamusal alanların daraltılması, turistik mekanlara dönüştürülmesi ve güvenliğin artması öne çıkıyor.
Sermayenin kültür ve sanat alanındaki etkisi Menderes dönemine kadar uzanıyor. Bugün, holdinglerin kültür etkinliklerine sponsor olması ve devletle ilişkileri ön plana çıkıyor. Ancak, sanatçılar ve kent plancıları, nitelikli kamusal projelerin engellenmesi ve sansür uygulanmasıyla karşı karşıya kalıyor.
Kültürel dönüşüm sadece mekanları etkilemiyor, aynı zamanda halkın ve sanatçıların yaşam tarzlarını da değiştiriyor. İstanbul’un simgelerinden Beyoğlu, bu dönüşümün merkezinde yer alırken, geçmişle gelecek arasında sorunlu bir denge sağlamaya çalışıyor.
Referanslar: