
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini güvence altına alan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin imzalanmasının 90. yılı dolayısıyla bugün Beykoz Paşabahçe İskelesi’nde bir araya geldi. Buluşmada tam bağımsızlık, ulusal egemenlik ve bölgesel barış vurgusu yapıldı.
İstanbul Beykoz’da bulunan Paşabahçe İskelesi’nde bir araya gelen ADD üyeleri, “Ne Kanal İstanbul ne NATO üssü”, “Montrö’nün delinmesine hayır” ve “Boğazlar bizimdir” sloganlarıyla Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarının korunması çağrısında bulundu.
“YALNIZCA BİR YILDÖNÜMÜNÜ KUTLAMAK İÇİN TOPLANMADIK”
ADD adına yapılan basın açıklamasında, buluşmanın yalnızca sözleşmenin yıldönümünü kutlamak amacıyla düzenlenmediği belirtilerek, “Bugün burada yalnızca bir sözleşmenin yıldönümünü kutlamak için değil, Cumhuriyetimizin bağımsızlığına, egemenlik haklarımıza ve Atatürk’ün bizlere emanet ettiği tam bağımsız Türkiye idealine sahip çıkmak için toplandık” denildi.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin Türk milletinin Boğazlar üzerindeki egemenliğini dünyaya kabul ettiren önemli bir diplomasi zaferi olduğu vurgulanan açıklamada, “Montrö, Türkiye’nin güvenliğinin, bölgesel barışın ve ulusal egemenliğimizin en önemli teminatlarından biridir” ifadeleri kullanıldı.
“BOĞAZLAR BİZİMDİR”
Açıklamada, Kanal İstanbul projesinin ve Boğazlar çevresinde kurulması gündeme gelen yabancı askeri yapıların Türkiye’nin egemenlik haklarını zayıflatacağı savunuldu. “Ne Kanal İstanbul ne NATO üssü. Montrö’nün delinmesine hayır. Çünkü Boğazlar bizimdir” denilen açıklamada, Boğazların Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesinin ve Cumhuriyetin kazanımlarının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi. Dernek temsilcileri, “Montrö’ye sahip çıkmak Cumhuriyete sahip çıkmaktır. Tam bağımsızlık ancak ekonomik, mali, adli, askeri, kültürel ve siyasi bağımsızlıkla mümkündür” diye konuştu.
KANAL İSTANBUL’A TEPKİ
Etkinlikte yapılan bir diğer konuşmada, stratejik konumu nedeniyle İstanbul ve Çanakkale boğazlarının tarih boyunca emperyalist güçlerin hedefinde olduğu ifade edildi. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin Türkiye’nin kendi Boğazları üzerindeki iradesini ortaya koymasının hukuki zemini olduğu kaydedildi. Kanal İstanbul projesinin Montrö rejimini zayıflatmaya yönelik bir girişim olduğu öne sürülen konuşmada, “Kanal İstanbul denen ucube proje, hem kontrolsüz miktarda yabancıya arazi satışıyla rant oluşturma hem de emperyalistlerle olan işbirliği gereği Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni delme çabasıdır” ifadeleri kullanıldı.
“NATO İLİŞKİSİ MANDA VE HİMAYE İLİŞKİSİ OLAMAZ”
ADD temsilcileri, Beykoz’a bağlı Anadolu Kavağı’nda yabancı komutanların ve yabancı birliklerin bulunacağı bir NATO üssü kurulmak istendiğini savundu. Yabancı askeri üslere, müttefik ülkelere ait olsa dahi izin verilmemesi gerektiği belirtilen konuşmada, “Türkiye’nin NATO İttifakı’nda olması kendi iradesinden, hak ve yetkilerinden ödün vermesini gerektirmez. Aksi halde Türkiye-NATO ilişkisi ittifak değil, manda ve himaye ilişkisi olur” denildi. Konuşmacılar, “Montrö’yü delmeye çalışan Kanal İstanbul projesine de NATO üssüne de izin vermeyiz. Yaşasın Kemalist devrim, yaşasın tam bağımsız Türkiye” diyerek sözlerini noktaladı.

MAHRUKİ VE TUTUKLU YÖNETİCİLER İÇİN ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI
Etkinlikte ADD Genel Denetleme Kurulu Üyesi Nasuh Mahruki için de özgürlük çağrısında bulunuldu. Açıklamada, “Özgür düşünce hapsedilemez” denilerek Mahruki’nin serbest bırakılması istendi.
ADD Şile Başkan Yardımcısı ve tutuklu seçilmiş Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’e de destek ve dayanışma mesajları iletildi.
MONTRÖ NEDEN ÖNEMLİ?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 20 Temmuz 1936’da İsviçre’nin Montrö kentinde imzalandı. Sözleşmeyle Türkiye, Lozan Boğazlar Sözleşmesi döneminde sınırlandırılan Boğazlar üzerindeki egemenlik ve denetim haklarını geri aldı. Sözleşme, ticaret gemileri ile savaş gemilerinin İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçişini barış ve savaş dönemlerine göre farklı kurallara bağladı. Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerine süre ve tonaj sınırlamaları getirilmesi, Karadeniz’in güvenliği açısından Montrö’nün en önemli hükümleri arasında yer alıyor. ADD adına yapılan açıklamada sözleşmenin günümüzde de Türkiye’nin güvenliği, Karadeniz’de barışın korunması ve ulusal egemenlik açısından vazgeçilmez olduğu vurgulandı.

