ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsveç’te gerçekleştirilen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde önemli açıklamalarda bulundu. Rubio, İran ile sürdürülen diplomatik görüşmeler ve yaklaşan NATO zirvesi hakkında dikkat çeken mesajlar verdi. Temmuz ayında Ankara’da yapılacak olan NATO Liderler Zirvesi’nin ittifak açısından bir dönüm noktası olacağına vurgu yapan Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın bazı müttefik ülkelerin Orta Doğu politikalarından rahatsız olduğunu belirtti. Ancak Washington’ın NATO içindeki askeri işbirliği ve koordinasyonu sürdürme kararlılığını da ifade etti.
Rubio, ABD’nin küresel askeri stratejisini sürekli olarak gözden geçirdiğini ve Polonya’ya asker konuşlandırma planlarının bu stratejinin bir parçası olduğunu belirtti. Bu hamlenin “cezalandırıcı” bir yaklaşım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, güvenlik dengelerinin yeniden gözden geçirildiğini ifade etti. Rubio, “Bu, liderler düzeyinde tartışılması gereken bir konudur. İşbirliği içerisinde olduğumuz birçok alan var. Başkan’ın Polonya’ya asker gönderme konusundaki açıklaması, ABD’nin küresel taahhütlerini sürdürdüğünü ve birliklerimizin yerleştirilmesi konusunu yeniden değerlendirmeyi gerektirdiğini vurguladı. Bu durum, sadece devam eden bir süreçtir” dedi.
Rubio, İran ile yürütülen müzakerelere de değindi ve bu süreçte “temkinli bir hareketlilik” yaşandığını belirtti. Ancak, sürecin hala kırılgan olduğunu ifade ederek, Washington yönetiminin temel pozisyonunun değişmediğini vurguladı. “İran ile müzakereler devam ediyor. Bugün İran meselesinin de masada olacağını düşünüyorum. İlerleme kaydedildi, ancak abartmamak gerekiyor. Temel prensiplerimiz değişmiyor; İran asla nükleer silaha sahip olamaz” şeklinde konuştu.
Rubio’nun en dikkat çekici açıklamalarından biri ise Hürmüz Boğazı’na yönelikti. İran’ın boğazdan geçiş yapan gemiler için ücret talebinde bulunma ihtimalini değerlendiren Rubio, bunun “uluslararası hukuk açısından kabul edilemez” olduğunu belirtti. Böyle bir uygulamanın sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Rubio, “Eğer bu model kabul edilirse, dünya genelinde benzer talepler ortaya çıkabilir” uyarısında bulundu ve yeni bir deniz taşımacılığı krizine dikkat çekti.